Herkese Sağlık Dergisi "Oyuncak Seçiminiz Sağlıklı Mı?"

Oyuncak, Kaygıyı Azaltıyor
Oyun ve oyuncak, çocuğa duygularını ve kendini rahat ifade etmesi için doğal bir ortam sunar; çocuğun bedensel, ruhsal gelişimi ve eğitimi için, beslenme ve uyku kadar önemli bir ihtiyaçtır.

ABD’de üç-dört yaşlarında 74 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada; anaokulunun ilk günlerinde çocuklar gözlemlenerek “kaygılı” ve “kaygılı değil” olarak iki grupta incelenmiştir. 74 çocuğun bir kısmı 15 dakika oyuncak dolu bir odada oyun oynarken; diğer kısmı ise 15 dakika bir öğretmenin okuduğu kitabı dinlemiştir. 15 dakika sonunda her iki grubun da kaygı düzeyleri tekrar değerlendirilmiş ve 15 dakika boyunca oyun oynayan kaygılı çocukların kaygı düzeyi, hikâye dinleyen çocuklara oranla iki kat daha fazla azalmıştır.

Anne-babalar en çok hangi hataları yapıyor?
Ailelere düşen sorumluluk, çocuğun yetenek durumuna göre doğru oyun ve oyuncak seçimini yapmaktır. Aileler çocukların gelişimine daha çok katkı sağlar yanılgısıyla karmaşık oyuncaklara yönelmekteler; ancak oyuncak ne kadar çok fonksiyonlu ise çocuğa o kadar az iş kalmaktadır. Pahalı ve karmaşık oyuncaklar hayal gücünü devre dışı bırakır. Öeğin, konuşan bir bebek yerine renkli küpler çocuğunuz için çok daha faydalıdır.

Ebeveyn, kimi oyuncaklara yasak koyarak ya da cinsiyete göre sınırlandırma yaparak çocukların gelişimlerini olumsuz etkilemektedirler. Batı toplumlarında oyuncak, çocuğun “hayal gücü gelişsin” diye; Türkiye’de ise “oyalansın” diye alınıyor. Oysa bizde rolleri maalesef anne-babalar belirliyor. Böylece çocukların hayal gücü sınırlanmış oluyor. Oysa ki, beş yaşını dolduran çocuklar yetenekleri ve bunlara uygun meslekler konusunda doğru sinyaller vereceği için bu çağdaki çocukların oyuncakları çok özenli seçilmelidir.

Bir başka sık yapılan hata da şudur; çocuklara pahalı elektronik oyuncaklar alınmakta fakat bozar diye oynamasına izin verilmediğinde çocuğun hem sevinci hem de girişimciliği engellenmektedir. Hazır oyuncaklardan ziyade, yaratıcılığı geliştirici birtakım küpler ve oyun hamurları tercih edilmeli. Çocuğunuzun yaratıcılığının gelişmesi için, teknolojiye yenilip geleneksel oyuncaklardan vazgeçmeyin. Anne-babalar “Çocuğum diğerlerinden geri kalmasın” endişesi içinde eğitici oyuncak tuzağına düşebiliyorlar. Bu, çocukların beyinlerini geliştirdiği söylenen oyuncakların çoğu için geçerli değildir.

Bir şekilde hayatımıza giren Çin malı oyuncakların risk taşıdığı, anne-babalar tarafından da her zaman düşünülmelidir. Bu noktada kimyasal boyalı, çeşitli kokusu olan, uzun tüylü oyuncaklar yerine; kolay yıkanabilenler tercih edilmelidir. Tahta oyuncaklar diğer malzemelere göre daha sağlıklıdır. Uzmanlar, oyuncaklarda toksik olmayan malzeme kullanımını önermektedirler.

Şiddete yönelik oyuncaklar
Anne-babaların bir bölümü çocukları şiddet eğilimli olmasın diye silah, tabanca benzeri oyuncakları almayı sürekli reddederler. Oysa ki, silah gibi oyuncakları çocukla sık buluşturmak kadar almayı sürekli reddetmek de sakıncalıdır. Çünkü reddederek, aslında çocuğun saldırganlığı kamçılanmaktadır. Eğer tamamen yasaklanırsa çocuk sopayı, çatalı, kaşığı silah olarak kullanabilir.

Oyuncaklarını paylaşmıyor mu?
Aileler paylaşma konusunda çocuklarını mutlaka özendirmelidirler; ancak kesinlikle bilinmesi gereken bir nokta var ki, 1-3 yaş arasındaki çocuklar kendilerini dünyanın merkezinde gördükleri için hiçbir şeylerini paylaşma eğilimde değildirler. Bu durum, bencilliğin değil aksine güçlü bir iradenin göstergesidir. Çocukları, oyuncakları kendilerinin paylaşması için özgür bırakmak; birbirlerine zarar vermedikleri sürece de müdahale etmemek en doğrusudur. Çocukların eve gelen arkadaşları için ortalığa oyuncakları dökerek paylaşmalarını beklememek gerekir. Onun yerine paylaşmak istediği oyuncakları önceden ayırması söylenerek, “ona ait” kişisel eşyalarının olmasına izin vermek gerekir.

Çocuğunuzu oyuncaklara boğmayın!
Oyun ve oyuncağın çocuğun gelişimine katkısı yadsınamaz. Fakat hangi oyuncağın ne zaman alınacağı oldukça önemlidir. Maalesef anne-babalar sevgi ve ilgilerini sayısız ve zamansız oyuncak almakla eş görebiliyorlar. Oyuncakları çabuk tüketen çocukların ortak özellikleri, odalarının oyuncak mağazasını aratmamasıdır. Böyle olunca çocuklar, oyuncakla gelişimi için önemli olan duygusal bağı kuramıyor ve doyumsuzluk oluşuyor. Ailelerin unutmaması gereken; oyuncağın mutlaka özel yapım, çok fonksiyonlu olmasının gerekmediğidir. Herkesin kendi çocukluğundan mutlulukla anımsadığı oldukça basit bir oyuncak vardır. Çocuğu yaşına uygun, oynarken keyif alacağı oyuncaklarla buluşturmak önemlidir. Oyuncakların bir kısmını kaldırıp dönüşümlü olarak ortaya çıkartmak da çocukta doyumsuzluğu engeller.

Oyuncak Seçerken…
Son yıllarda yapılan araştırmalar, beyin fonksiyonları ile öğrenme arasındaki bütünleşmenin çocuk gelişimi açısından çok önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle yapacağınız seçimler çok önemli. Oyuncakların üstünde yaş aralıkları bulunur. Bu uyarılar, oyuncağın o yaş grubunun ilgisini çekeceği, ayrıca becerilerini geliştirebileceği anlamına gelir. Fakat anne-babalar bunlara pek dikkat etmeden oyuncak seçebilmekteler. Böyle olunca da oyuncak çocuğun ilgisini çekmiyor, çabuk tüketiyor, gelişimine katkıda bulunmuyor ve çocuk gelecekte sahip olması gereken seçenekleri harcamış oluyor.

12-18 ay
Özellikle ilk 18 ay içinde renkli ve sesli, yumuşak, kırılmayan, mümkünse yıkanabilen oyuncaklar tercih edilmelidir. Öeğin, renkli bir çıngırak çocuğa denetleme duygusu verir. Bebekler, küçük çocuklar ve halen elini ağzına götürenler için küçük parçalar içeren oyuncaklara boğulma riski açısından dikkat edilmesi gerekir.

18-24 ay
18 ay sonrası yap-boz, lego, tahta blok veya küplerden oluşan inşa oyuncakları, parmak kuklaları, küçük oyuncak hayvan figürleri yararlıdır. Artık “taklit etme” oyunları hoşlarına gitmeye başlar.

2 yaş
İki yaşındaki çocuklar için; “bilek döndürme” becerisini kazandıkları için çevirerek açılan kapaklı oyuncaklar, basit legolar ve oyuncak arabalar oldukça yararlıdır. Pedallı araba, tüylü oyuncaklar, büyük tahta inşa blokları, oyuncak mutfak takımı, oyuncak ev, yıkama ve ütülemeyi taklit eden oyuncaklar alınabilir. İki yaşından itibaren okul öncesi devrede, çocuklar için küplerle oynama, resim yapma, domino taşlarını dizme gibi basit oyunlar da oldukça yararlı olacaktır.

3 yaş
Günlük yaşantıda yetişkinlerin kullandığı her türlü ev malzemelerinin taklidi, basit eşleştirme oyunları, dört-altı parçalı puzzle gibi oyuncaklar tercih edilebilir.

4 yaş
Ayrıntılı eşleştirme oyunları, altı-sekiz parçalı puzzle, orta boy legolar, resim kağıdı ve malzemeleri, öykü kitapları, hafıza oyunları, basit trafik halıları bu dönem için faydalıdır.

5 yaş
Çeşitli meslek gruplarının kullanıldığı her türlü malzemenin taklidi olan oyuncaklar, 8-12 parçalı puzzle; uzun, ayrıntılı, resimli öykü kitapları alabilirsiniz.

Eğer çocuğunuz yaşına uygun olmayan bir oyuncak istiyorsa…
Burada anne-baba tutumları, dolayısıyla çocuk üzerinde kurdukları otorite biçimi devreye giriyor. Okul öncesi dönemde çocuğun sınırlarının çizilmesi ve belirli kuralların varlığı tam tersi gibi görünse de çocukları rahatlatır. Disiplin, olumsuz davranış karşısında basılacak bir düğme değildir. Çocukla, günlük yaşamda sınırlarıyla ilgili doğru bir iletişim tarzı kurulmuşsa onun için “hayır” anlamlı olacaktır. Uygun olmayan oyuncağı satın aldırmak gibi sınırları zorlaması durumunda basit, net bir açıklama yapmak ve tüm zorlayıcı hareketleri karşısında kararlı olup tuzaklarına düşmemek önemlidir. Çünkü bir kere bile göz yumulan davranış hemen alışkanlığa dönüşebilir. Eğer davranış kesilmiyorsa bir dahaki alışverişten çocuğu mahrum etmek gibi yaptırımlar devreye sokulmalıdır.

Freud ve Erickson insan gelişim dönemlerini devrelere ayırmışlardır. Çocuğun psiko-sosyal gelişim dönemlerine baktığımızda “Fallik Devre” olarak nitelendirilen üçüncü devre üç-altı yaşa denk gelmektedir ve bu döneme “Oyun Çağı” denmektedir. Çocuk her davranışı ile oyun oynar; bu devrenin özelliğidir. 6-12 yaşı kapsayan “Latans Devresi” ise okul çağıdır ve çocuk artık aile yuvasından yavaş yavaş sıyrılıp, okul gibi yepyeni bir sosyal kuruma geçiş yapar. Ben merkezcilikten çıkıp artık daha çok sosyalleşmeye başlaması beklenir. Bu dönemde artık, bireysel oyun ve oyuncağın yerini grup oyunları almaya başlar.

Bu dönemin ana teması, başarıya ulaşmak, düş ürünü şeyleri ve oyunu bir kenara bırakıp gerçekçi uğraşlar vermektir. Anne-babalar bu noktaları desteklerken çocuğun sosyal yetenekleri geliştirilmelidir ki; bu da çocuğun özgüvenini artırır. Çocuğun ilgisi doğrultusunda yaşamında resim, müzik, sanat etkinliklerini artırmak, akran arkadaşlığını destekleyen sosyal ortamlara onu sokmak son derece yararlıdır.

Oynayın-oynatın
Bir mevsim resimlemek
Aynı kağıt üzerine herkesin bir şey eklediği bir sanat çalışması yapmak çocuklara pek çok işbirliği becerisini tecrübe etme imkanı verir. Tasarım konusunda hem fikir olunur, herkesin görüşleri dinlenir. Ailece küçük objeler için yürüyüşe çıkılır ve çiçek, kum, tohum, yaprak, bitki, taş gibi pek çok şey toplanabilir. Evde büyük bir karton pano ve yapıştırıcıyla tüm aile birlikte çalışır.

Bulut Hikayeleri
İşe, bulutların şekline bakmakla başlanır. Herkes bulutların neye benzediğini anlatır. Buluttan bir kral, büyük bir beyaz balina… Gelişmiş hayal gücüne sahip büyük düşünürler, bilgisayarı icat eden, yeni bir ilaç geliştiren, roman yazan insanlardır. Çocuğunuza hayal kurmaya teşvik edin.

“Su”yla oynatın!
Eğitimsel değeri büyük olan bir oyun malzemesi de “su”dur. Dokunma duyusunun gelişimini sağlar. Çocuğa büyük bir haz verir. Utangaç çocuk uyarılır, saldırgan çocuk sakinleşir. Uzun süre dikkatini bir konu üzerinde toplamasına da yardımcı olur. İki yaşından itibaren tüm çocuklar için su dolu bir leğen zihinsel, fiziksel gelişim sağlarken, güven kazanmasına da yardımcı olur.